Ad&Soyad: Arya Argetlam
Yaş: 11
Kişisel Özellik: Cesur, zeki, sevecen ve arkadaş canlısı. Babası o sekiz yaşındayken bir ölüm yiyentarafından öldürüldüğü için ölüm yiyenlerden nefret eder ve büyüyüp bir seherbaz babasının intikamını almak ister.
Batıl İnanç: Yok
Burç: Oğlak
Favori Ders: Astronomi, KSKS
Örnek Rp(en az 5 satır): Arya sabah kolunu acısıyla uyandı. Zaten bütün gece ne kadar uyuyabildiğini bilemiyordu. Hem kardeşi Aiedial’in rahatsızlığı hem de kendi kolunu ağrısı bütün gece onu uyutmamıştı. Derin bir nefes aldı ve yatağından kalktı. Güneş yatakhaneden içeriye doluyor, henüz uyuyan arkadaşlarının üstüne vuruyordu. Arya gece boyu pencere açılmadığı için havasız kalmış odada biraz pencere açtı, fakat hemen sonra arkadaşlarının üşüyebileceği düşüncesi ile kapattı. Sol kolunu pek oynatmadan üstünü giydi ve ortak salona inip dün gece toplamaya mecali kalmadığı için orada kalan defter ve kitaplarını topladı. Ortak salon yatakhaneden daha aydınlıktı, daha havadardı.
Altın yaldızlı ve kırmızılı oda gün ışığında parıldıyordu. Bu sırada Arya’nın gözüne geçen gece çizmeye başladığı şablon takıldı. Bitirememişti kardeşi Yawe geldiği için. Resim defterini çantasına koymuş olmalıydı, çünkü etrafta gözükmüyordu. Yine de kontrol etsem iyi olur diye düşündü Arya ve tek elle çantasını yoklamaya başladı. Sonuç: Defter yoktu. Arya’nın içini bir korku kapladı, o resimlerini pek kimseye göstermekten hoşlanmazdı ama kim onun defterini ne yapsındı ki. Herkes onun resimlerini görmeye meraklı değildi. “Off!” dedi Arya. “Hay aksi.” Ortak salonu aramaya başladı ama defter sanki yer yarılmış da içine girmiş gibiydi. Normal zamanda belki bu yerin önce yarılıp sonra defteri içine alıp kapanması fikri muggleların arasında büyümüş Arya’ya Sihir Dünyası’nda olağan gibi görünebilirdi ama şu anda aklına sığmıyordu bu fikir. Ortak salondan umudunu kesince yatakhaneyi denedi fakat sonuçta defter yine yoktu.
Öfkeliydi Arya. Biraz da korkuyordu fakat bu öfke ve korkunun nedenini tam kestiremiyordu. Altı üstü bir defter de diyemiyordu çünkü o Arya’nın babasının ona aldığı son hediyeydi, sihirli bir resim defteri. Hiç bitmiyordu sayfaları ve Arya’nın çocukluğundan beri çizdiği bütün resimler oradaydı. Hani manevi değeri çok fazla derler ya, Arya için bu cümle çok yetersiz kalıyordu. Gözlerinden yaşlar geçti bir an. “Off! Neyse, yapacak başka bir şey yok.” Dedi ve kendini şöminenin yanındaki rahat kırmızı koltuklara attı.
Kahvaltı vakti gelmiş olmalıydı. Arya’nın yanından gelip geçen öğrenci sayısı giderek artıyordu. Arya ise hala defteri düşünmeye devam ediyordu. Biraz sonra yapacak başka bir şey olmadığından ödevlerini bitirmenin en doğru iş olacağına karar verdi. Karnı aç değildi ve kolu hala sızlıyordu. Kolunun ağrısına aldırmayıp kütüphaneye gitti. Karanlık Sanatlara Karşı Savunma ödevini yapacaktı ve biraz bilgi toplaması gerekiyordu. Öncelikle bu derste neler öğreneceklerine dair bir şeyler bulmak için genel kapsamlı kitapların rafına yöneldi. Tek elle birkaç kitabı taşımak zor oluyordu ama olsun diye düşündü Arya. Bu ödevi bu gün bitirmeliyim.
Genel araştırmaları bittikten sonra notlarına bir göz attı. Hoşuna giden konuların listesini çıkartmıştı. Onları ayrı ayrı araştırmak için. Onların bulunduğu raflara yöneldi, bulması biraz zor oldu. Kitapların da üstü bir karış tozluydu. Arya’nın toza alerjisi olduğu için bir kitabı alırken hapşırdı. Sesi heybetli kütüphanede yankılandı. Arya etrafına baktı, birkaç kişi ders çalışıyordu. Dönüp Arya’ya baktılar bir an ve kafalarını tekrar önlerindeki parşömenlere çevirdiler. Arya oturduğu yere geri döndü ve aldığı kitapları okumaya başladı.
Rictusempra, Evertastartin, Contra Defluo, Prior Incantato, Expecto Patronum…
Araştırdığı büyülerin üst sınıflarda öğrenilecek olması biraz hayal kırıklığına uğrattı Arya’yı ama yine de 7 yıl boyunca burada olacağını umuyordu ve bu büyülerin hepsini öğrenmeye de kararlıydı. Hepsinin ne işe yarayacağını, öğrenilecek sınıfları, ilk kullanan büyücüleri vb… yazdıktan sonra ödev parşömenini açtı ve düşünmeye başladı. Ne yazabilirdi… Aklına çok şey geliyordu ama bunları sıraya sokamıyordu. En sonunda yazmaya başladı.